Kimya tesislerinden gıda üretimine kadar proses endüstrileri, kontrolsüz bir şekilde salındığında patlayıcı atmosferler oluşturabilen tehlikeli kimyasallara dayanır. Temel mekanizma iyi bilinmektedir: Fiziksel bir muhafaza kaybı (LOPC) olayı, yanıcı bir maddenin havayla karışarak yanmayı veya patlamayı sürdürmek için yeterli konsantrasyonlara ulaşmasına neden olur. Bu çalışmanın ortaya koyduğu şey, 64 proses endüstrisi tesisi genelinde, bunu felakete dönüşmeden önce önlemek için tasarlanmış sistemlerin — sertifikalı ekipmanlar, düzenli muayeneler, eğitimli personel — genel olarak düzenleyici gereklilikleri karşılamada başarısız olduğudur.
ProSCon Mühendislik danışmanları tarafından yürütülen bu araştırma, Türkiye genelindeki endüstrilerde ATEX uyumluluğuna ilişkin en ayrıntılı çapraz sektör değerlendirmelerinden birini sunmaktadır. Elde edilen bulgular pek iç açıcı değil.
01Çalışma Kapsamı: 7 Sektörden 64 Tesis
Çalışma, patlayıcı atmosfer risklerine önemli ölçüde maruz kalan yedi sektörü temsil eden 64 proses endüstrisi tesisini incelemiştir.
Her tesis için değerlendirme dört ana uyumluluk alanını kapsamıştır: Patlamadan Korunma Dokümanı (PKD), Ex ekipman muayene kayıtları, Ex ekipman envanter yönetimi ve tehlikeli bölgelerde veya bu bölgelerin yakınında çalışan personelin eğitim durumu.
Sektörler arası çeşitlilik, bulguları özellikle öğretici kılmaktadır. Tehlikeli kimyasalların ana operasyonel odak noktası olduğu sektörler ile patlama riskinin ikincil bir konu olduğu sektörler arasında doğrudan karşılaştırma yapılmasına imkan sağlamaktadır.
Source: ProSCon Engineering research — cross-sector field survey
02Teknik Temel: Proses Endüstrisinde Patlayıcı Atmosferler
Patlayıcı bir atmosfer, havada yeterli miktarda yanıcı madde — gaz, buhar, sis veya toz — bulunduğunda oluşur. Proses endüstrisinde tetikleyici olay mahfaza kaybıdır: yanıcı bir madde onu tutmak için tasarlanmış ekipman, boru hattı veya kaplardan kaçar.
Yanıcı kimyasallar iki geniş kategoriye ayrılır:
Toz patlamaları gıda, çimento ve ilaç gibi sektörlerde özel dikkat gerektirir. İkincil toz patlamaları — birincil patlamanın oluşturduğu basınç dalgasının yüzeylerde, yapılarda ve ekipmanlarda biriken tozları savurmasıyla tetiklenenler — birincil olaydan çok daha yıkıcı olabilir.
03Dört Uyumluluk Eksikliği
İncelenen 64 tesisin tamamında, dört değerlendirme kategorisinin her birinde önemli uyumsuzluklar bulunmuştur.
Her 4 tesisten yaklaşık 3'ünde IEC 60079-17 muayeneleri gecikmiş veya hiç yapılmamıştı. Doğru monte edilmiş Ex ekipmanları bile sessizce yıpranır; hasarlı mahfazalar ve korozyona uğramış kablo girişleri periyodik muayene olmadan tespit edilemez.
Tesislerin %60'ından fazlası Ex sertifikalı ekipmanlarının eksiksiz bir envanterine sahip değildi. Envanter olmadan muayene durumunu takip etmek veya kurulu ekipmanın bölgeye uygunluğunu doğrulamak imkansızdır.
Tesislerin neredeyse yarısında tehlikeli bölgelerde çalışan personel için eğitim eksiklikleri vardı. Yetersiz bilgi, en yaygın montaj hatalarının (yanlış kablo rakorları, açık unutulmuş buat kapakları vb.) ana nedenidir.
Her 4 tesisten birinde PKD eksiklikleri tespit edildi. Patlayıcı atmosfer risklerinin sistematik olarak tanımlandığını ve kontrol edildiğini gösteren bu temel yasal dokümandaki boşluklar yüksek denetim riski taşır.
Source: ProSCon Engineering research — 64 facility cross-sector assessment
04Sektörel Performans: Tutarlı Bir Model
Sektörler arası veriler tutarlı ve öngörülebilir bir hiyerarşiyi ortaya koymaktadır: Tehlikeli kimyasalları ana operasyonel odak noktası olarak ele alan tesisler ölçülebilir şekilde daha iyi uyumluluk göstermektedir. Patlama riskinin ikincil olduğu sektörler ise önemli ölçüde daha yüksek uyumsuzluk oranlarına sahiptir.
Sonuç
Araştırmadan Çıkarılan Aksiyon Öncelikleri
Bu araştırma, çimento, gıda, enerji ve döküm sektörlerindeki tesisler için net bir başlangıç noktası belirlemektedir: Eksiksiz bir Ex ekipman envanteri oluşturun ve bu envanteri kullanarak gecikmiş muayeneleri planlayın. Bu iki adım, çalışmada belirlenen en yüksek iki uyumsuzluk oranını giderir ve diğer tüm adımlar için operasyonel temeli oluşturur.
